Tüm Emeklilerin Sendikası Üyeleri, 17 Ekim’deki Kapatma Davası Öncesi Eylem Yaptı.

Haber: NİSANUR YILDIRIM/ Kamera: ONUR BİNGÖL

Tüm Emeklilerin Sendikası üyeleri sendika hakkında açılan kapatma davasının 17 Ekim’de Ankara’da yapılacak üçüncü duruşması öncesinde bugün Ankara’da eylem yaptı. Sendikanın yöneticilerinden Ömer Tunca, “Bizi kapatmak Anayasa’ya aykırıdır. Kapatırsanız itirazlarımızı yapacağız. İtirazlarımız, iç hukukta karşılık bulmazsa, Anayasa Mahkemesi’ne, o da olmazsa AİHM’e kadar gideceğiz. Yine olmazsa sendikamızı yeniden kuracağız. Biliyoruz ki vazgeçildiğinde kaybedilir. Biz asla vazgeçmeyeceğiz. Her şeye rağmen Ankara’da hakimler var demek istiyoruz. 17 Ekim’de yargının sendikamız lehine karar vererek kapatma davasını reddetmesini bekliyoruz” dedi.

Tüm Emeklilerin Sendikası hakkında açılan kapatma davasının üçüncü duruşması 17 Ekim Salı günü Ankara 4. İş Mahkemesi’nde yapılacak. Sendika üyeleri, dava öncesi bugün Ankara’daki sendika genel merkez binası önünde protesto eylemi düzenledi. Emekli sendikacılar, ellerinde “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Saraya değil emekliye bütçe”, “Demokrasi mücadelesinden emekli olunmaz”, “İnsanca yaşamak istiyoruz” dövizlerini taşırken; “Dayanışma yaşatır, mücadele büyütür” pankartını açtı. Sendika üyeleri, “Sendika hakkımız engellenemez”, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları attı. Eyleme; DİSK-Emekli Sen, SOL Parti, Halkevleri Emek Platformu, KESK Ankara Şubeleri Platformu Dönem Sözcüsü İbrahim Kara da katıldı.

Sendika temsilcileri, yaptıkları basın açıklamasıyla tepkilerini dile getirdi. Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Sekreteri Ali Rıfat Temel, basın açıklamasından önce şunları söyledi:

“BİZ SADAKA İSTEMİYORUZ. BİZ İNSANCA YAŞAYACAĞIMIZ ÜCRETİ İSTİYORUZ”

“Bizim ilkemiz barış ve kardeşlik. Savaşsız bir dünya istiyoruz. Dünyanın acıyan, kanayan yarası Filistin’e bir iki söz söylemeden geçilmez. Biz Tüm Emeklilerin Sendikası olarak Filistin halkının yanındayız. Ancak kim sivil halka ızdırap çektiriyorsa, sivil halkı katlediyorsa onun da karşısındayız. İsrail’in katliamlarını kınıyoruz. Kahrolsun Amerikan emperyalizmi ve Siyonizm. Maddi olarak zor durumdayız. Bu yetmezmiş gibi, bize lütuf görülen, Cumhurbaşkanı Erdoğan çıktı dedi ki ‘Emeklilere müjde veriyorum. 5 bin lira para.’ Ne kadar acı bir tablo. Biz sadaka istemiyoruz. Biz insanca yaşayacağımız ücreti istiyoruz. 5 bin liraya da ayrım yaptı. Çalışan, çalışmayan emekli. Bir emekli gidip ikinci iş buluyor. ‘Ona vermiyorum’ diyor. Bizi daha fazla zorlamayın, bizi sokaklara dökmeyin.

“SAYIN BAKAN, BU DAVAYI GERİ ÇEKTİR. VALİ SANA BAĞLI. EMİR VER VALİNE”

Sendikamıza Ankara Valiliği tarafından kapatma davası açıldı. Biz bu kapatma davasının hakka, hukuka, adalete uygun olmadığını beyan ediyoruz. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya buradan çağrı yapıyorum. Dediniz ki ‘Bundan sonra benim icraatlarımda insan hakları ve hukuk olacak.’ Sayın Bakan, bu davayı geri çektir. Vali sana bağlı. Emir ver valine. Bu dava haksız ve hukuksuz bir davadır. Sizi verdiğiniz sözleri tutmaya, hukuka davet ediyoruz.

Sendikanın Etimesgut Şube Başkanı Ömer Tunca ise şöyle konuştu:

“DAHA BİR YILIMIZ DOLMADAN YARIN YİNE KAPATMA İSTEMİYLE YARGILANACAĞIZ”

“Emeklilerin örgütlenmesi yine engellenmek isteniyor. 2021 Ekim ayında o zamanki adımızla Tüm Emekli Sen iktidarın baskısıyla yargı tarafından kapatılmıştı. 30 Kasım 2022’de Tüm Emeklilerin Sendikası adıyla yeniden kurulduk. Aradan 4 ay geçtikten sonra, Ankara Valiliği bize yine dava açtı. Daha bir yılımız dolmadan yarın, yani 17 Ekim’de yine kapatma istemiyle yargılanacağız. Oysa biz emeklilerin yararına çalışan bir sendikayız. Emekli ve yaşlı vatandaşlarımızın mağdur olmamaları için mücadele ettik. Ülkemizin demokratikleşmesi için mücadele ettik. Emekli vatandaşlarımızın açlığa mahkum edilmesine karşı çıktık. Hak ve hukukun tesisini istedik. Yokluğa, yoksulluğa karşı çıktık. Emeklilerimizin sosyo-kültürel aktivitelere katılmalarının sağlanmasını istedik. Gerontoloji hizmetlerinden yararlanmasını istedik. Bil cümle emekli vatandaşlarımıza kaliteli yaşlanmanın sağlanmasını istedik.

“YETERİNCE ÖRGÜTLÜ EMEKLİ TOPLULUĞU OLSAYDIK, EMEKLİLERİN ONURUYLA OYNANILAMAZDI. BİR TÜR SADAKA VERİLMEYE KALKILAMAZDI”

Erdoğan’ın emeklilerin bir bölümüne, çalışan emeklileri dışında tutarak, kasım ayı içinde bir defaya mahsus olarak 5 bin lira verileceği açıklaması hem adaletsizdir hem de emeklilerin yoksulluğuna çare olması mümkün değildir. Bu pervasız uygulama emeklilerin yeterince örgütlenememiş olmasının da bir sonucudur. Oysa yeterince örgütlü emekli topluluğu olsaydık, emeklilerin bu şekilde onuruyla oynanılamazdı. Bir tür sadaka verilmeye kalkılamazdı. İktidarı bir kez daha uyarıyoruz. Emeklilerle oynamayın. Seçimlere endekslenmiş sadakalarla emeklileri yöneteme bedbahtlığından vazgeçin. Yoksulluğa boğdukları yetmezmiş gibi, emeklilerin yoksulluğa, ölüme mahküm edilmesi yetmezmiş gibi bir de sendikamıza saldırılmasını, kapatma davaları açılmasını asla kabul etmiyoruz. Her vatandaşın iyi yaşama hakkı vardır. İyi yaşamak için demokratik ve barışçıl olmak kaydıyla her vatandaşın örgütlü veya örgütsüz mücadele etme hakkı vardır.

“HAKİMLERİN BASKILARA DİRENMESİNİ BEKLİYORUZ”

Şu an Türkiye’de emeklilerin bırakalım iyi yaşadıklarını, bırakalım yoksul yaşadıklarını, açlık sınırı altında sürünüyorlar. Bu ayıp iktidarındır. Dava açılacaksa adres bellidir. O adresin emekli sendikaları olmadığı kesindir. Bizim kapatılmamız için hukuku dolanan yargıya, yargıçlara seslenmek istiyoruz: Anayasanın 90. maddesi açıktır. ‘İmzacısı olunan uluslararası sözleşmelerin iç hukukta düzenlenmemiş olması veya çelişmesi durumunda, uluslararası sözleşmeler esas alınır.’ Türkiye uluslararası sözleşmelerin ilgili maddelerinde ‘herkesin sendika kurabileceği’ maddelerine imza atmıştır. Kanunlar anayasanın üstünde olmadığı kesindir. O halde yargı anayasanın 90.maddesini uygulayıp, kapatma davasını reddetmelidir. Çünkü bu dava hukuki değil siyasidir. Hakimlerin baskılara direnmesini bekliyoruz. Ülkede demokratikleşmede bahsedenlerin, sivil anayasadan bahsedenlerin önce anayasayı uygulamaları gerekir.

“YİNE OLMAZSA SENDİKAMIZI YENİDEN KURACAĞIZ”

Bizi kapatmak anayasaya aykırıdır. Kapatırsanız itirazlarımızı yapacağız. İtirazlarımız, iç hukukta karşılık bulmazsa, Anayasa Mahkemesi’ne, o da olmazsa AİHM’e kadar gideceğiz. Yine olmazsa sendikamızı yeniden kuracağız. Biliyoruz ki; vazgeçildiğinde kaybedilir. Biz asla vazgeçmeyeceğiz. Her şeye rağmen Ankara’da hakimler var demek istiyoruz. 17 Ekim’de yargının sendikamız lehine karar vererek kapatma davasını reddetmesini bekliyoruz.”

DİSK Emekli Sen Genel Sekreteri Fikri Kalender, “Arkadaşların yanındayız. Tüm emeklilerin birleşmesinden, birlikte mücadele etmesinden yanayız. Birleşe birleşe kazanacağız. DİSK Emekli Sen olarak Tüm Emeklilerin Sendikası’nın yanında ve arkalarındayız. Birlikte mücadeleye varız” dedi.

KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İbrahim Kara ise şunları söyledi:

“BU BASKININ ALTINDA TÜM EMEKLİLER BİRLEŞEREK BU MÜHÜRLERİ KIRACAK VE SENDİKAL HAKLARINA SAHİP ÇIKACAK”

“Emekliliği gelmiş ama emekli olamayan bir arkadaşınız adına sizin yanınızdayım. Son dönemde bu iktidarın uygulamış olduğu politikalar nedeniyle bu ülkede kamu çalışanları emeklilik hakkı geldiği halde emekli olamadılar. Seyyanen zam verilmesiyle ilgili bütün arkadaşlarımız emeklilik dilekçelerini vermişlerdi. Maalesef emeklilere bu yansımadığı için emeklilik dilekçesi veren arkadaşlarımız dilekçelerini geri çekip mezarda emekli olacak şekilde çalışmalarına devam ediyorlar. Burası aynı zamanda emeklilerin hakları değil emekli olma hakkının da mücadelesini yürüten bir yerdir. Dünyanın hiçbir yerinde bir sendika kapatılamaz, kapatılmıyor. Emeklilerin kurmuş olduğu sendikalar, siyasi iktidarın keyfi uygulamalarıyla sürekli kapatılıyor. Bu baskının altında tüm emekliler birleşerek bu mühürleri kıracak ve sendikal haklarına sahip çıkacak.”

Tüm Emekliler Sendikası üyesi Bayram Kara ise şöyle konuştu:

“YOKSUL HALK, ZENGİNLERİN PARASINA PARA KATMA, ENAYİ SINIFI DEĞİLDİR”

“Ankara Valisi bilsin ki Ankara Valisi’ni Ankara halkı seçmedi. Ankara Valisi’ni emekliler seçmedi. Hukuk ve adaletin yanında dursun. Son günlerde televizyonu açtığınız zaman 3-5 yerden maaş alan insanlar olduğunu görüyoruz. Maliye Bakanı emeklilere verilen 5 bin liranın büyük külfet getirdiğini söylüyor. Kur Korumalı Mevduata (KKM) verilen paranın onda biri. Eğer KKM’ye verilen para verilmese emeklilere şu an 50 bin lira ikramiye verilecekti. Yüzde 90’ı Beşli Çete’ye ve parasını bankaya yatıran zenginlere veriliyor. Yoksul halk, zenginlerin parasına para katma, enayi sınıfı değildir. Direneceğiz ve mücadele edeceğiz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx