Rize-Artvin Havalimanı’nda sona doğru

Rize-Artvin Havalimanı'nda sona doğru

Çeber, valilikte düzenlediği basın toplantısında, Doğu Karadeniz bölgesi için büyük önem taşıyan Rize-Artvin Havalimanı projesinde çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirtti.

Havalimanının hem Rize hem Artvin hem de bölge ve ülke için çok değerli bir yatırım olduğunu ifade eden Çeber, “Aslında uluslararası anlamda değer atfettiğimiz, dünyada benzeri az olan bir yatırım. Tamamen denize dolgu ile yapılan bir havalimanı, alanında belki de bazı özellikleriyle bir ilk.” dedi.

– “Denizin dibi iğne oyası gibi işleniyor”

Çeber, havalimanında bazı tekniklerin ilk kez uygulandığına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:

“O nedenle çok özel mühendislik teknikleri gerektiriyor. Havalimanımızda denizin dibi nerdeyse iğne oyası gibi işleniyor. ‘Denize dolgu’ deyince dağları delip, bulduğumuz her türlü malzemeyi alıp denizi doldurduğumuz bir teknik kimsenin aklına gelmemeli. Denizin dibinde çok özel mühendislik teknikler uygulanıyor ve taşlar ebatlarına, sertliklerine, yapılan zemin etütlerine göre zemine yerleştiriliyor. Denizin dibinde dalgıçlarımız var. Çok ince detaylı çalışan teknik aletlerimiz ve gemilerimiz var yani çok özel bir yöntem uygulanıyor.”

Rize-Artvin Havalimanı’nın tamamlanmasıyla birlikte cazibe merkezi olan turizm alanlarına ulaşımın daha da kolay olacağının altını çizen Çeber, ilin geleceğini çayın ardından turizmde gördüklerini, dolayısıyla havalimanının bu anlamda çok büyük hizmet vereceğini aktardı.

Çeber, havalimanına gelenlerin, yapılacak 45 dakikalık yolu kullanarak Ayder Yaylası’na çok rahat şekilde ulaşabileceklerini anlatarak, “Hatta Ayder Dönüşüm Projesi çerçevesinde yapacağımız helikopter pistiyle arzu edenler havalimanından Ayder Yaylası’na helikopterle ulaşabilecekler. Yine Ovit Dağı’na bir saatte ulaşılacak. Arapdüzü Doğa Parkı, Handüzü Yaylası’na, Çayeli Kuspa Tepesi’ne, Fındıklı’ya, Fırtına Vadisi’ne çok rahat ulaşılacak. Buralar turizm yerlerimiz olacak. Havalimanı bize bu anlamda birçok fayda sağlayacak.” diye konuştu.

Kulesinden terminal binasına kadar havalimanındaki tüm alanların Rize’ye özgü mimari ile yapılacağına dikkati çeken Çeber, şöyle devam etti:

“Havalimanının içerisinde Çay Müzesi yer alacak. Bizim için bir özelliği de Rize’mizi tanıtacak en önemli figürlerden bir tanesi olacak. Havalimanımızın kulesi çok güzel bir çay bardağı şeklinde olacak. Havalimanımızın giriş katı çay yaprağı şeklinde olacak. Terminal binası, dışarıdan baktığımızda Karadeniz ve Rize mimarisini çok güzel şekilde yansıtan, ahşap ve taş karışımı bir görüntü sergileyecek. Çayı tanıtacak birçok alanı yerleşkemizin içerisinde inşa edeceğiz.”

– Havalimanı inşaatının yüzde 76’sı tamamlandı

Çeber, havalimanı inşaatında tamamlanma oranının, ilk sözleşmeye göre değerlendirildiğinde yüzde 90 olduğunu belirterek, “Sonradan biz ilimizin sosyal, kültürel, ticari hayatında çok önemli olacağını düşündüğümüz bu havalimanın yanına 600 dönümlük bir alanın daha dolgu olarak eklenmesini istedik. İlimize, Karadeniz’e özellikle dışarıdan gelenlere ilk göz zevkini tattırabileceğimiz alanlar inşa etmek için bu 600 dönümlük alanı istedik. O da kabul edildiği için şu anda yüzde 76 seviyesindeyiz.” dedi.

Koronavirüs salgın sürecinin havalimanı inşaatını da etkilediğini vurgulayan Çeber, “Bizim esas niyetimiz 29 Ekim 2020 yılında ilk uçağın inmesiydi ama ‘her şeyden önemlisi insan sağlığı’ dediğimiz için havalimanındaki iş programı pandemiye göre güncellendi. En geç bu yılın sonu uçağı indirecek şekilde programımız güncellendi. İnşallah yıl sonunu geçirmeyecek şekilde Cumhurbaşkanımıza verdiğimiz söz o dur, biz ilk uçağı indireceğiz.” ifadesini kullandı.

Vali Kemal Çeber, çalışmaların hassasiyetle sürdürüldüğü dile getirerek, şunları kaydetti:

“Terminal binası ve enerji merkezinin toplam ağırlığının 1000 ton olacağını ve içindeki insan sirkülasyonu ile bunun 1200 ton olacağını hesap ediyoruz. Önce bu alana 1200 ton, artı yüzde 20 ön yükleme yapıyoruz yani malzeme taşıyoruz, o alana bu dolgu malzemesini yüklüyoruz. Yaklaşık iki ay malzeme burada kalıyor ve muhtemel çökmeler milim milim hesaplanıyor. Çökmeler hesap edildikten sonra o alan, o malzemeden temizleniyor ve çökmeye endeksli olarak inşaatı başlıyor. Bu kadar teknik çalışılıyor. Çünkü bittiği zaman yüz akımız bir proje olacak.”

Author: ahmet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir